Okan Buruk-Bafetimbi Gomis krizine ilişkin dikkat çeken değerlendirme: Ahlaki değil | Özür dilemesi gereken biri varsa Jorge Jesus’tur

Hürriyet Yazarları Güntekin Onay, Uğur Meleke, Fırat Aydınus ve Mehmet Arslan, Futbol Konseyi’nde haftanın maçlarını ve yaşanan gelişmeleri masaya yatırdı.

1- Beşiktaş, rakiplerinin takıldığı haftayı kazanarak geçti. Hafta sonu oynanacak derbi maçla ilgili ne düşünüyorsunuz?

UĞUR MELEKE: OYUNDAN KEYiF ALAN BiR TAKIM OLDU

Şu sıralar zirve üçlüsü içinde en iyi vitesi yakalayan takım Beşiktaş. Belki de şampiyonluk yarışının gerisinde kalmanın, baskının azalmasının avantajını yaşadılar; son haftalarda oyundan keyif alan, eğlenebilen bir Beşiktaş çıktı ortaya. Şenol Güneş’in çalıştığı her takımda sallantıdaki oyunculara dokunma becerisi burada da sürdü, Cenkler, Redmondlar, Salihler hepsi çıkıştalar şu sıralar. Hafta sonu ben karşılıklı gollü, gelgitli, eğlenceli, yoğun futbol izleyeceğimiz bir derbi bekliyorum kesinlikle.

MEHMET ARSLAN: BEŞiKTAŞ KAZANIR VE…

Bu sezon Beşiktaş’ın şampiyonluk şansını çok az olduğunu iddia ettim. Hâlâ da aynı kanıdayım. Ama düşünmeden de edemiyorum, Şenol Güneş sezon başında takımın başında olsaydı bu Beşiktaş çok daha iyi bir yerde olurdu. Bu hafta sonu için de tahminim Beşiktaş’ın kazanacağı yönünde. Gerekçem de Galatasaray’ın yaşadığı Buruk-Gomis krizi. Eğer kazanırlarsa hem Fenerbahçe hem Galatasaray için tehlike çanları çalacak.

GÜNTEKiN ONAY: GÜNEŞ’iN ÇÖZMESi GEREKEN SORUNLAR VAR

Beşiktaş iç sahada farklı oynuyor. Rakip güçlü ve lider Galatasaray olsa da maçın favorisi Beşiktaş. Vodafone Park açıldığından beri evlerinde derbi kaybetmediler. Ancak Beşiktaş’ın da kollektif oyunda sorunları var. Bireysel becerilerle sonuca gidiyorlar ve özellikle de savunmanın önündeki bölgede alan paylaşımında sıkıntı yaşıyorlar. Artık o bölgede bir Josef de Souza veya Atiba yok. Bu sorunu Şenol Güneş çözemezse Galatasaray’ın cezalandıracak kalitesi fazlasıyla var.

FIRAT AYDINUS: HOCALARIN TAKTiĞi ÇOK ÖNEMLi

Şampiyonluk ümidi kalmayan ama ikincilik iddiası olan Beşiktaş, kendi evinde taraftarının desteğiyle oynayacağı bu maçta daha rahat gözüken taraf olacaktır. Fenerbahçe’yi Kadıköyde yenen siyah beyazlılar Galatasaray’ı da mağlup etmek için oynayacaktır. Diğer taraftan bu tür maçların havasını çok iyi bilen tecrübeli futbolculara sahip bir Galatasaray var. Fenerbahçe’yi benzer sistemle mağlup eden Şenol Güneş ve Okan Buruk’un pazar günkü maçta birbirlerine karşı nasıl bir taktik uygulayacağı merak konusu. Neticede, bir derbi müsabakası izleyeceğiz ve böyle maçlar sonuç ve atmosfer olarak her şeye gebedir.

2- G.Saray’da Okan Buruk ile Gomis arasında yaşananlar Karagümrük maçından daha çok konuşuldu. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu olayı?

MEHMET ARSLAN: ‘BEN ARTIK OYNAMAM’ DEMEK AHLAKi DEĞiL

Bir futbolcuyla yaşanan problemin ve özel bir görüşmenin, bir maç sonrası tüm kamuoyu ile paylaşılması, (üstelik o oyuncunun bilgisi olmadan) Okan Buruk’un bu sezon yaptığı en büyük teknik adam hatasıydı. Bu madalyonun bir yüzü. Diğer yüzünde de Gomis var. Profesyonel bir oyuncunun oynama isteğine, hocasıyla bu konuyu konuşmasına saygı duyarım. Ama ‘Ben artık oynamam’ demek, profesyonellik değil. Ahlaki hiç değil. Buruk-Gomis olayı, (İstanbulspor ile Fenerbahçe berabere kalmasa) şampiyonluğa mal olacaktı.

GÜNTEKiN ONAY: GALATASARAY GOMiS’i MUTLAKA CEZALANDIRMALIYDI

Kulüp ilkeleri ve prensipleri oyuncu egolarının her zaman üzerinde olmalıdır. Her ne kadar Galatasaray’ın kalan maçlarda Gomis’e ihtiyacı olsa da Okan Buruk ve başkan Dursun Özbek’in yaptığı açıklamalardan sonra Gomis ceza almalıydı. Hiçbir futbolcu yedek kaldığı için “Ben oynamak istemiyorum” diyemez.

UĞUR MELEKE: BURUK HER OYUNCUDAN YÜKSEK VERiM ALMAYA ÇALIŞMALI

Meseleyi karşılıklı pencerelerden ayrı ayrı değerlendirdiğimizde her iki tarafın da konuyu daha doğru ele alabileceğini söyleyebiliriz. Gomis iyi bir profesyonel. Artık 38 yaşında. Kariyerinde yüzlerce kez oynadı, onlarca kez yedek kaldı, onlarca kez oyuna girdi-girmedi. Artık bu durumları daha sakin ele alabiliyor olmalıydı. Ancak Okan Buruk’un da esas meselesi kalan 6 maçından en az 5’ini kazanmak. Bunun için de elindeki her oyuncudan maksimum verim almalı. Böyle bir açıklamanın bu uğurda ne kadar faydalı olacağı şüphesiz ki tartışmalı.

FIRAT AYDINUS: OLAYI SEZON SONUNA BIRAKMAK EN DOĞRU KARARDI, ONU YAPTILAR

Alanyaspor deplasmanında oyuna, kendisinin yerine Barış Alper’in alınması 38 yaşındaki Gomis’in bu tavrı takınması için ne kadar geçerli bir neden bilinmez. Fakat şampiyonluk yarışında, oluşması yüksek ihtimal bir krize mahal vermemek adına takım arkadaşlarının sahip çıktığı Gomis’e, yönetim ve Okan Buruk tarafından ceza verilmemesi meselenin büyümesini engelleyen önemli bir adım oldu. Bu olayla ilgili tavrı sezon sonuna bırakmak yerinde bir karar.

3- F.Bahçe’nin İstanbulspor’a takıldığı maçtan sonra tribünden gelen ıslıklara Jesus tepki gösterdi. Protestocular mı haklı, Jesus mu?

FIRAT AYDINUS: HAKSIZ OLAN JESUS’A ‘HAKLI’ MI DiYECEĞiZ!

Şampiyonluk yolunda liderle arandaki 7 puanlık farkı 4’e indirme fırsatı var. Rakip İstanbulspor ve cezalı, sakat oyuncuları mevcut. Maç Kadıköy’de. Taraftarların tribünleri doldurmuş. Haftalardır tatmin etmeyen oyuna rağmen takıma itici güç olarak desteği veriyor. 57. dakikaya 2-0 önde giriyorsun ve son 30-35 dakikada üç gol yiyerek çok büyük fırsatı tepiyorsun, taraftarların tüm umutlarını yok ediyorsun. Şimdi bunlar olmuşken taraftarın haklı tepkisine haksız, taraftarın bu isyanına tepki veren Jesus’a mı haklı diyeceğiz!

UĞUR MELEKE: YETERSiZ KOŞANLAR, MÜCADELE ETMEYENLER TABii Ki ISLIKLANIR

Ben, kamuoyunun genelinin aksine tribünlerin protesto hakkına inananlardanım. Eğer küfür-hakaret yoksa, yabancı cisim vs. bir suç unsuru söz konusu değilse protesto demokratik haktır, hatta bence son derece de lüzumludur. Tribünler nasıl iyi performansı, ekstra eforu-tutkuyu alkışlıyorsa, yetersiz koşanı, çabalamayanı, yüzde yüzünü vermeyeni de ıslıklayabilir. Fenerbahçe’de de Jesus başta olmak üzere Dünya Kupası sonrası bence yüzde yüz konsantre olmayanlar var, protesto edilmeleri normal.

MEHMET ARSLAN: ÖZÜR DiLEMESi GEREKEN BiRi VARSA O DA JESUS’TUR

“Taraftar şampiyonluğa inanmıyor” dediğinde de, İstanbulspor beraberliğinden sonra gösterdiği tepki de haksız Jesus. Allah aşkına takımına bir baksın, nasıl futbol oynadıklarına bir baksın, sonra taraftarı suçlasın. Birbirinin aynı özelliklere sahip 11 futbolcu ile sahaya çıktı, fark yaratacak Arda’yı aylarca oynatmadı. Ritmini kaybetmiş bir takımla sahaya çıktığını ondan önce taraftar görüyordu. Bu futbola inanmıyorlardı. Haklı da çıktılar. Özür dilemesi gereken biri varsa onun adı Jesus’tur.

GÜNTEKiN ONAY: JESUS MERKEZi iKi KiŞiYLE KONTROL ETMEKTEN VAZGEÇMELi

Fenerbahçe evinde, 5 tane oyuncusundan yoksun ligin en mütevazı kadrosuna sahip İstanbulspor’la, 2 farklı öne geçtiği bir maçta 3-3 berabere kalıp da rakibinin puan kaybettiği bir haftada puan farkını azaltma şansını kullanamıyorsa, burada tabii ki taraftar haklı. Kazanılan maçlarda da oyun tatmin etmiyordu. Jesus merkezi 2 kişiyle kontrol eden orta saha kurgusundan vazgeçmeli. Takım sahada 4-2-4 gibi diziliyor ve bu ciddi bir zaafiyet yaratıyor.

4- Trabzon’un yeni hocası Bjelica ile ilgili görüşleriniz neler? Yerli bir teknik adam yerine yabancı bir isim getirmek doğru bir tercih mi?

UĞUR MELEKE: BJELiCA, TRABZONSPOR’UN iSTEDiKLERiNi YAPABiLiR

Trabzonspor’un şu aşamada aslında iki ayrı pozisyona istihdama ihtiyacı vardı: Birincisi teknik direktör. İkincisi de sportif direktör… Zira başkanın açıklamalarına göre 38 milyon Euro olan maaş bütçesinin 20’ler seviyesine inmesi için pahalı oyuncular gidecek, yerlerine düşük maliyetli yıldızlar bulmanız gerekecek. Nenad Bjelica bunu da yapabilecek bir teknik adam. Üstelik Trabzon’un aktif kadrosunda ve kiralık görevde çok sayıda genç futbolcu var, bunlardan da faydalanabilmek asli görevlerden biri.

FIRAT AYDINUS: ŞEHiR VE TARAFTARLA KiMYASI UYUŞURSA BAŞARILI OLUR

Bjelica’nın teknik direktörlük kariyerinde görev aldığı takımlar arasında Dinamo Zagreb, Lech Poznan, Spezia ve Austria Wien en bilindik kulüpler olarak gözüküyor. 15 yıllık kariyerine baktığınızda TRABZONSPOR’da başarılı olup olamayacağını, Trabzon şehri ve taraftarları ile kimyasının uyuşup uyuşmamasının belirleyeceğini söylemek mümkün. Bununla birlikte ister yerli ister yabancı olsun, Trabzonspor yönetiminin önümüzdeki sezonun kadro planlamasını yapacak teknik direktörü bu sezonun ortasında göreve getirmiş olması, kulüp adına verilmiş en önemli ve doğru kararlardan biri.

GÜNTEKiN ONAY: BJELiCA POZiTiF FUTBOLA YÖNELiK BiR TEKNiK DiREKTÖR

Bjelica için henüz çok erken. Mental açıdan tükenmiş bir takımı devraldı. Sivas’ta önemli eksiklere rağmen iyi başladı ama erken 10 kişi kalıp çözüldüler. Ben pozitif futbola yönelik bir teknik direktör olduğunu düşünüyorum. Kendisine zaman tanımak şart.

MEHMET ARSLAN: LiGiN DiNAMiKLERiNE NE KADAR UYGUN OLDUĞU ÖNEMLi

Teknik adamları yerli ya da yabancı diye ayırmaktansa, ligin dinamiklerine ne kadar uygun olduğunu değerlendirmek daha doğru. Yerli hocaların en büyük avantajı bu dinamiğin farkındalar. Yabancı hocalar için zaman gerekiyor. Sorun o sabrın gösterilip gösterilemeyeceği. Jesus önümüzdeki en güzel örnek. Kötü hoca mı, hayır. Ama Portekiz liginde kurguladığın kadro, Süper Lig için işlemez. Onun için diyorum, yerli -yabancı ayrımından çok o dinamiği bilen hoca lazım.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*